Yazının başlığı aslında “Mineral arama sonuçlarını, mineral kaynak ve cevher rezervini raporlama standartları” olmalı idi. Ancak kısaca ifade etmek gerektiği için bu başlık seçildi.

Cevher rezervi raporlamada terminoloji, tanım ve sınıflandırmaya yönelik standartlar ilk kez Avustralya’da 1989 yılında bir yönetmeliğe bağlanmıştır. JORC Code adıyla anılan bu yönetmelik zamanla geliştirildi ve diğer ülkelere de örnek oldu. (JORC: Joint Ore Reserves Committee of the Australasian Institute of Mining and Metallurgy, Australian Institute of Geoscientists, and Minerals Council of Australia.) 1994 yılında ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, G. Afrika ve Kanada standartlarını uyumlaştırma çalışmalarına başladı.

Standartların ihtiyaç olarak hissedilmesinde Avustralya’da yaşanan bir nikel sahasıyla ilgili bir skandalın, ulusal standartları uyumlaştırma çalışmalarının hızlandırılmasında da Bre-X skandalının payı olduğu kabul edilir. [Bre-X sıradan küçük bir firma iken, 1993 yılında Endonezya’da bir saha satın alır. Proje yöneticisi, sahadaki altın rezervini önce 2 milyon ons olarak açıklar, izleyen yıllarda aşamalı olarak artırır ve son olarak 1997 yılında 70 milyon ons (1984 ton) olduğunu bildirir. Altın rezervinin artışına paralel olarak şirketin borsadaki değeri de 4,4 milyar dolara kadar çıkar. Sonraları bu sahada ciddi bir rezerv olmadığı anlaşılır ve pek çok kişisel ya da kurumsal yatırımcı zarara uğramış (dolandırılmış) olur.]

CRIRSCO

CRIRSCO (Committee for Mineral Reserves International Reporting Standards) kaynak/rezerv uluslararası raporlama standartlarını yöneten bir komitedir. Ülkelerin ya da ülke gruplarının mineral raporlama standartlarını üreten ve bunun yönetiminden sorumlu olan Ulusal Raporlama Kurulları temsilcilerinden oluşur. (Ülkelerin ulusal raporlama standartları kurullarında, sektörün tüm paydaşlarının üye, danışman ya da gözlemci olarak temsil edilmesi tercih edilir.) Halen ABD (SME), Avustralya (JORC), Birleşik Krallık  (Ulusal Kurul) ve Batı Avrupa (IGI ve EFG), G. Afrika (SAMREC), Kanada (CIM) ile Şili  (Ulusal Kurul) CRIRSCO’da temsil edilmektedir. Bu ülkelerin deneyimlerini yaygınlaştırmak amacıyla, raporlama yönetmeliklerini esas alan bir Uluslararası Raporlama Kalıbı/ Şablonu (Template) geliştirmiştir. Başta Rusya ve Çin olmak üzere diğer bazı ülkeler de ulusal standartlarını CRIRSCO kalıbı ile uyumlaştırma çalışmalarını sürdürmektedir.

Öte yandan, rezerv ve kaynak sınıflandırma çalışmalarını 1992 yılından beri sürdürmekte olan Birleşmiş Milletler Ekonomi Komisyonu (UN-ECE) ile CRIRSCO sınıflandırmalarını birleştirmeye çalışmaktadır. Uluslararası finansal raporlama standartlarının petrol ve madencilik sanayisine uygulanabilmesi için de, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu ile bir başka çalışma sürdürülmektedir.

CRIRSCO kalıbının bazı özellikleri

- CRIRSCO kalıbını benimseyen ülkelerde, mineral arama sonuçları, mineral kaynağı ve cevher rezervine ilişkin kamuya/halka açık her türlü rapor, belge vb bu kalıba uygun olmadığında ilgili kurumlarca (yatırımcılar, menkul kıymetler borsaları, finansman kurumları) muteber kabul edilmemektedir. Şirketler kendileri için hazırlayacakları raporlarda bu standartları uygulamak zorunda değildir.

- Esas olarak yatırımcıların ve finansman kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olmakla birlikte kamu kuruluşlarına verilecek raporlarda da bu standartların kullanılmasında bir engel yoktur. Hatta kamu kesiminin kaynak ve rezervi tanımlamada madencilik sektörü ile aynı terminolojiyi ve standartları uygulamasının çok yararlı olduğu belirtilmektedir.

- Mineral Kaynağı, kalite ve miktar olarak sonuçta ekonomik olarak üretilme şansı olan bir madde (material) yoğunlaşması olarak tanımlanmakta ve artan güvenirlik derecesine göre inferred, indicated ve measured olmak üzere üç alt kategoriye ayrılmaktadır (Alt kategorilerin henüz üzerinde birleşilmiş Türkçe karşılıkları yoktur.). Cevher rezervi ise, measured veya indicated kategorisindeki mineral kaynağının ön fizibilite ya da fizibilite araştırması ile ekonomik olarak işletilebileceği ortaya konmuş bölümü olarak tanımlanmakta ve proven (görünür) ve probable (muhtemel) olarak iki alt ketgoriye ayrılmaktadır.

- Standartlar, her türlü katı minerale (baz ve değerli metaller, değerli taşlar, agrega, endüstriyel mineraller ile kömür ve uranyum gibi enerji mineralleri) yönelik raporlamaları kapsar. Petrol ve gaz gibi katı olmayan mineralleri ve jeotermal enerjiyi kapsamaz. (CRIRSCO, petrol ve gaz raporlama standartlarına ilişkin çalışmaları da sürdürmektedir.)

- İlkeleri ortaya koyar, nasıl yapılması gerektiğini belirtmez. Nasıl yapılacağını Yetkin Kişi(ler) [Competent/ Qualified Person(s)] bilir. Şeffaflık, sağlam veri (materiality) ve yetkinlik temel prensiplerindendir.

- Raporlar, Yetkin Kişiler (YK) kontrolünde hazırlanmalı ve bir YK tarafından imzalanmalıdır.

- YK, söz konusu mineralleşme türü, yatak türü ve üstleneceği faaliyetle ilgili en azından 5 yıllık deneyime ve yeterli düzeyde kıdeme sahip olmalıdır. Onaylı bir örgütün üyesi olmalıdır. Bu örgütün uygulanabilir etik kuralları, üyeliği askıya alabilen ya da üyelikten çıkarabilen disiplin süreci ve üyelerinin mesleki gelişmelerine yönelik sürekli eğitim programları olmalıdır. Örgütün eğitim ve mesleki deneyimleri dikkate alan üyelik kategorileri olmalı; YK’nın üye olduğu kategoriye üyelik jüri/hakem kararı ile kabul edilebilmelidir.
Bir ülkedeki Muteber Yabancı Mesleki Örgüt (Recognised Overseas Professional Organisation - ROPO) olarak belirlenmiş bir örgüte üye bir YK, kapsam içindeki ülkelerde de YK olarak çalışabilmektedir.

Türkiye’deki durum

Türkiye madencilik faaliyetleri açısından (da) bir özgürlükler ülkesidir (!). Türkiye’de kamuya açık raporların güvenilirliğini sağlayacak standartlar bulunmamaktadır. Her mühendis, kıdemine ve mesleki deneyimine bakılmaksızın yasaların diplomasına imkân tanıdığı her konuda her türlü raporu meşrebine göre hazırlayabilmekte ve imzalayabilmektedir. Yani isteyen istediğini kandırabilmektedir. O nedenledir ki sektörde, desteksiz/eksik/yanlış bilgilerle hazırlanmış niteliksiz raporların haddi hesabı yok. O nedenledir ki, zarara uğramış insanlardan/kuruluşlardan geçilmiyor.  (Zarara yol açmışlar arasında anlı şanlı kamu kuruluşlarının bulunması da tesadüf değildir.) O nedenledir ki, Türkiye’de madencilik alanındaki müşavir mühendislik hizmetlerinin niteliği yeterince gelişemedi (Türkiye’de YK unvanına sahip 3 mühendis bulunmaktadır). O nedenledir ki son yıllarda hareketlenen madencilik sektöründe kurumsallaşmış yatırımcılara ağırlıklı olarak yabancı müşavirlik firmaları ve mühendisler hizmet vermektedir. Yabancı yatırımcılar için mineral arama ve raporlama faaliyetlerini yerli firmalar ve YK olmayan Türk mühendisler yürütse bile, raporların muteber kabul edilebilmesi için YK unvanını elde etmiş yabancılara ücreti karşılığı imzalatılmaktadır.

Süregelen karakuşi işleyişten şikâyet edenler de var, memnun olanlar da. Şikâyet edenler, rezerv/kaynak raporlamada standart uygulanmasının madenciliğimizin önünü açacağını söylerken, memnun olanlar tıkayacağını öne sürmektedir.

Ne yapılmalı?

Yatırımcılara güven vermeyen, mineral kaynaklarımızdan etkin ve verimli yararlanılmasını engelleyen, madencilik sektöründeki mühendislik hizmetleri kalitesinin gelişmesini dizginleyen, mühendisliğin mesleki etik kuralları ile bağdaşmayan mevcut işleyişin uzun vadede sürdürülebilirliği yoktur. Olmamalıdır da. Bu nedenle, yalnızca kamuya açık rezerv/kaynak raporlamada değil, arama/işletme ruhsatı almak için MİGEM’e (Maden İşleri Genel Müdürlüğüne) verilen raporlarda da standartlar uygulanmalıdır.

Nitekim bilindiği kadarıyla kendisine sunulan raporların niteliğinden memnun olmayan MİGEM de, rezerv güvenilirliğinin sağlanmasını arzu etmektedir. Ancak söylenenlere bakılırsa MİGEM, sorunu lisans vereceği bürolarla çözmeyi düşünmektedir. Lisanslı büroların da amaca ulaşmada yeterli olmayacağı elbet görülecektir.

Yapılması gereken, uluslararasılaşma sürecinde olduğu görülen ve çok uzun sayılmayacak bir gelecekte Türkiye’nin de uygulamak zorunda kalacağı CRIRSCO kalıbının bir an önce Türkiye koşullarına uyarlanması ve diğer gerekli koşullar da sağlanarak uygulanmasıdır. Kamuya açık raporlarda başlayacak uygulama, bir süre sonra sektörün tümüne yaygınlaşabilecektir. Sistemin çalışabilmesi için gerekli olan YK unvanını verecek muteber örgüt işlevini ve Ulusal Raporlama Kurulu sekreteryasını üstlenmeye Madenbir (Madencilik Müşavir Mühendisleri Birliği Derneği) isteklidir.

Sözü edilen standartların uygulanmasıyla YK unvanını elde edebilecek mühendislerimizin sayısı zamanla artacak ve bu unvanı almış olanlara dünyanın pek çok yerinde YK olarak çalışabilme olanağı sağlanabilecektir.

---------

Bu yazı, 04.10.2010 tarihinde enerjienergy.com adlı web sitesinde yayımlanmaya başlamıştır.

0301968