Bu yazı, Ankara'daki Mersinlilerin kurduğu Mersin Kültür ve Yardımlaşma Derneği (MEYAD)’nin yayın organı olan Sarıyayla Dergisinin Ağustos 1995 tarihli 18’inci sayısında yer almıştır.

 

Mehmet KAYADELEN

Çukurova Kentsel Gelişme Projesi (ÇKGP), Mersin, Tarsus, İskenderun, Adana ve Ceyhan kentlerine yönelik olarak Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından geliştirilen, finansmanına söz konusu belediyelerle birlikte İller Bankası ve Dünya Bankası’nın da katıldığı bir projedir (Adana ve Ceyhan belediyeleri projeden sonradan çekildiler).

Türkiye’de 1980’li yıllarda yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması hareketinin önemli bir parçası olarak düşünülen bu proje ile; bir yandan, kapsamına aldığı belediyelerin kimi projelerinin finanse edilmesi, diğer yandan da, belediyelerde (ve İller Bankasında) kurumsal iyileştirmelerin sağlanması hedeflenmiştir.

Projenin kurumsal iyileşme anlamındaki katkısı tartışılabilir olmakla birlikte, Mersin, Tarsus ve İskenderun’da kentsel altyapı açığının bir kısmının kapatılmasında önemli bir payı olduğu söylenebilmektedir.

Bu yazıda, ÇKGP genel çizgileriyle tanıtılmaya ve gelişimi hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.

Projenin Gerekçesi

Sorunların halka en yakın birimlerce çözümlenmesi ilkesinin bir gereği olan, yetkilerin merkezî yönetimden yerel organlara devri, dünyada yaygın biçimde uygulanmaktadır. Desantrilizasyon, yerelleşme ya da merkezden uzaklaşma olarak anılan ve Türkiye’nin de imzaladığı uluslararası sözleşmelerle genel kabul görmüş olan bu yönetim ilkesi, Türkiye’de uzunca bir süredir her düzeyde dile getirilmesine karşın bir türlü yaşama geçirilmemektedir. Bu yönetim biçimi ile demokrasinin yaygınlaşacağına, sorunların altında ezilme noktasına gelen merkezî yönetime (ve dolayısıyla da ülkenin yönetilmesine) yeni bir açılım, yeni bir soluk getirileceğine inanılmaktadır.

ÇKGP, işte bu amaçla, 1980’lerin ortalarında kimi yetkilerin yerel yönetimlere devredildiği dönemde, bir yandan, belediyeler için öngörülen yapısal değişiklikleri pilot çapta uygulamaya koymak; diğer yandan da, bu uygulamada yer alacak kentlerdeki eksiklikleri koordineli bir biçimde gidermeye çalışmak ve kimi altyapı yatırımlarını finanse etmek üzere geliştirilmiş bir projedir.

Uzun yıllar merkezi yönetimin vesayetinde bulundukları için sorun çözme yeteneklerini geliştiremeyen; dileklerini merkezî yönetime aktarmak ve daha sonra da politikacıları devreye sokup işleri kotarmaya çalışmaktan öte bir şey yapamayan yerel yönetimlerin, kendilerine devredilecek işlev ve yetkilere kısa zamanda uyum göstermeleri beklenemezdi. Bu nedenle, yeni yönetim modelini uygulayabilmenin bir ön koşulu olarak (mevzuat ve yapısal değişikliklerle birlikte) işleyişte yer alacak merkezî ve yerel kurumların, modelin zorunlu kıldığı yeteneklere kavuşturulmaları gerektiği de düşünülmüştür. Dolayısıyla, başlangıçta Projeden beklenen asıl faydanın, “Türkiye’nin diğer belediyelerinde de model olarak uygulanabilecek genel ilke ve usullerin, Çukurova belediyelerindeki pilot uygulamalarda sınanması, eksikliklerinin belirlenmesi” olduğu söylenebilmektedir.

Neden Çukurova?

Böylesi bir projeye örnek olarak Çukurova bölgesindeki Adana, Mersin, Tarsus, İskenderun ve Ceyhan belediyeleri seçilmiştir. Bu seçimde, bölgedeki hızlı kentleşme, kentsel hizmetlerin sağlanmasındaki yetersizlikler, bu bölgenin Türkiye geneli için uygun bir örnek oluşturması ve bu bölgedeki gelişmenin müdahale edilmemesi durumunda kent sorunlarının içinden çıkılamaz bir hale dönüşecek olması, etken olmuştur.

Nitekim, 1985 sayımına göre ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sının bulunduğu proje kapsamındaki 5 kentin nüfusu, 1945 yılından itibaren Türkiye kentsel nüfusun artış hızından daha hızlı artmış ve bu hız son yıllarda ivme kazanmıştır (Nüfusu 10 binin üstündeki yerleşim yerlerinin ortalama hızı yüzde 4,5 iken, bu kentlerde yüzde 5,3 ve bu ortalama 1980-85 döneminde 6,2 olmuştur). İlk zamanlar yalnızca tarıma ve tarıma dayalı sanayi’e bağımlı olan bölge ekonomisi, 1970’li yıllardan itibaren gelişen sanayi, serbest bölgeler ve transit taşımacılığın etkisi ile hızla gelişmiştir. Bunlara ek olarak, Atatürk Barajı ve GAP gibi, gelecekte etkinliği artacak olan iç dinamiklerin de, bölge ekonomisini önemli ölçüde etkileyeceği bilinmektedir.

Projenin Kapsamı ve Yapılamayan İşler

Projenin, başlangıçta bölgedeki 5 kentte; kentsel gelişmeye doğrudan katkıda bulunacak kentsel altyapı ile sosyal tesislerin koordineli olarak yapılması; kimi altyapı yatırımlarının finanse edilmesi; ve, belediyelerde ve İller Bankasında yerinden yönetim anlayışının gerektirdiği kurumsal iyileşmelerin sağlanması gibi bileşenleri içermesi öngörülmüştür. (Ancak, 1989 seçimlerinde yerel yönetimlerdeki yönetim değişikliği sonrasında önce Ceyhan, daha sonra da Adana belediyelerinin çekilmesi ve uygulamada istenen performansın yakalanamaması nedeniyle, Proje Mart 1991’de yeniden yapılandırılarak yalnızca Mersin, Tarsus ve İskenderun Belediyelerini kapsar hale getirilmiş ve kimi bileşenler Proje kapsamından çıkarılmıştır.)

A) Mersin ve Tarsus için öngörülen benzer işler:

- Yeni kentsel gelişme alanlarının hazırlanması ve imarsız konut alanlarının (gecekondu bölgelerinin) ıslahı (Yeni kentsel gelişme alanı olarak Mersin-Güneykent’te, başlangıçta öngörülenin yaklaşık 1/5’i; Tarsus’ta da, başlangıçta öngörülenin yaklaşık yarısını oluşturan, Kırıksırtı’ndakiler yapılmış, diğerleri iptal edilmiştir.);

- İçme suyu şebekelerindeki kaçakların azaltılması, hizmetlerde ve tesislerin bakımında iyileştirmelere ilişkin teknik destek sağlanması ve makine, donatım ve malzeme alınması (makine, donatım ve malzeme alımı dışındaki işler iptal edilmiştir);

- Kanalizasyon hizmetlerinin yönetimine ve işletilmesine ilişkin teknik destek sağlanması;

- Katı atık yönetiminin iyileştirilmesi, boşaltım sahalarının istimlaki ve donatılması, sokak temizlenmesi için gerekli makine ve donatımın alınması (makine  ve donatım alımı dışındaki işler iptal edilmiştir);

- Yolların bakımına ilişkin esasların belirlenmesi ve iki yıllık yol bakım programının uygulamaya konulması, ana yolların yapımı, yol kavşaklarının ve geçitlerinin iyileştirilmesi (Yol yapım işlerinin önemli kısmı iptal edilmiş, geri kalanlar da finansman yetersizliği nedeniyle yapılamamıştır);

- Belediye muhasebe bölümlerinin güçlendirilmesi, yeni mali ve muhasebe esaslarının belediyeler tarafından uygulamaya konulması, belediye hizmetlerinin planlanması, uygulanması ve yönetilmesine ilişkin yeteneklerin geliştirilmesi (Bu işlerin bir kısmı iptal edilmiştir);

- Belediyelerde insan gücü planlaması, eğitimi ve yönetiminden sorumlu “İnsangücü Geliştirme Bölümlerinin kurulması, belediye çalışanlarına yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması (Bu bileşen de yeniden yapılanma çalışmalarında Proje kapsamından çıkarılmıştır).

B) Mersin için öngörülen işler:

- Berdan içme suyu arıtma tesislerindeki pompa ve rezervuar kapasitelerinin arttırılması, içme suyu şebekelerindeki ana ve tali dağıtım boruları ile ev bağlantılarının yapılması (Bu işlerin tamamı iptal edilmiştir);

- Pissu ana ve tali kanallarının yapımı, şehir merkezlerindeki bileşik kanalların (pissu ve yağmur suyu kanalları) tahkim edilmesi ve diğer yerlerdeki kanalizasyon ve yağmur suyu sistemlerinin ayrılması, liman önünde yer alan dalgakıranda varolan deniz deşarjının tadilatı, geçici deniz deşarjı tesislerinin yapımı ve ev bağlantılarının döşenmesi, yapılacak ana deniz deşarjının yerini belirlemek üzere bir oşinografik araştırmanın yaptırılması (Bu kapsamda 2 pompa istasyonu, 2 terfi hattı, var olan deniz deşarjının iyileştirilmesi ve tevsii ile oşinografik araştırma işleri yapılmış, diğerleri iptal ediliştir.);

- Kompost Gübre Tesisine (Katı atıklardan suni gübre üretilen tesis) ilişkin iyileştirmeler (Düzenli Depolama Alanı inşaat işleri yapılmış, “Kompost Tesisinin Islahı” işi, finansman yetersizliği nedeniyle başlayamamıştır);

C) Tarsus için öngörülen işler:

- İçme suyu şebekesindeki tali boruların ve ev bağlantılarının yapılması ve var olan boruların yenilenmesi (Proje yeniden yapılandırılırken bu işler kapsam dışında bırakılarak iptal edilmiştir.);

- Kanalizasyon şebekesindeki toplayıcı ve tali kanalların, ev bağlantılarının, arıtma tesisi birinci kademesinin ve bir pompa istasyonunun yapılması;

-Yeni yağmur suyu drenaj sistemlerinin, yağmur suyu taşkınlarının boşaltılması için açık kanallar ile yağmur suyu kanallarının yapılması (Bu işler iptal edilmiştir).

Uygulama Öncesi Çalışmalar

Projenin başlangıcı 1984 yılına değin uzanmaktadır. DPT’nin koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalarla önce, söz konusu kentlerdeki eksiklikler ortaya çıkarılmış, öncelikli projeler belirlenmiş; belirlenen projelerin yapılabilirlikleri (fizibiliteleri) araştırılmış, daha sonra da Dünya Bankası ile Haziran 1987’de kredi anlaşması imzalanmış ve projenin “Uygulama Dönemi”ne geçilmiştir.

Kentsel gelişme alanları için alt yapı geliştirecek olan “İmar Limitet Şirketleri”nin oluşturulması, düzensiz kentleşmeyi önlemek amacıyla imarlı arsa üretilmesi, belediye muhasebesi ve mali yönetim uygulamalarının iyileştirilmesi, kimi mevzuatın değiştirilmesi, İller Bankası rolünün yeniden tanımlanması gereğinin ortaya çıkması, kanalizasyon hizmetlerin ücretlendirilmesi, uygulama öncesi çalışmaların ürünleridir.

Ceyhan ve Adana Çekiliyor

1989 yılında yapılan yerel seçimler sonrasında, proje kapsamındaki beş belediyede yönetim değişikliği olmuştur. Projeye farklı açılardan bakan Ceyhan ve Adana’nın yeni yönetimleri, arka arkaya Projeden çekilme kararı almıştır. Mart 1991’de Dünya Bankası ile yürütülen Projeyi yeniden yapılandırma görüşmeleri sonucunda, kimi bileşenler proje kapsamından çıkarılmış; bunun sonucu projenin toplam tutarı 370 milyon ABD Dolarından, 180 milyon ABD Dolarına ve Dünya Bankasının Projeye katkısı 120 milyon ABD Dolarından 28,5 milyon ABD Dolarına indirilmiş; Projenin tamamlanma süresi de Haziran 1994’ten, Aralık 1992’ye çekilmiştir.

Mersin ve Tarsus’un Kazanımları

Projenin uygulanması ile belediyelerde ve İller Bankasında kurumsal iyileştirme hedeflerine istenilen ölçüde ulaşılamamış ve dolayısıyla da başlangıçta amaçlanan Türkiye geneli için geçerli olacak bir reforma kayda değer bir katkıda bulunulmamış olsa da; Mersin ve Tarsus’un (ve de İskenderun’un) kentsel altyapı açığının bir kısmının kapatıldığı söylenebilmektedir. Dolayısıyla, - finansmanın biçimi ve maliyetine ilişkin tartışmalara girmeksizin- söz konusu kentlerde yaşayanların ÇKGP’nin uygulanmasından kazançlı çıktıkları söylenebilmektedir. Çünkü, Projenin uygulanmaması durumunda, bu kentlerin kapsamlı biçimde ele alınabilmesi, eksikliklerinin koordineli çalışmalarla belirlenebilmesi, eksikliklerin hepsinin birden finanse edilebilmesi ve bütün bu işlerin bu kadar kısa zamanda tamamlanabilmesi, verili koşullarda mümkün olamazdı. Belediyelerin bu tür yatırımlarının, önce DPT tarafından yıllık programa alınması, İller Bankasınca ihale edilmesi ve daha sonra da her yıl proje için ayrılan miktarı aşmamak üzere yapılacak harcamalarla tamamlanması süreci 10 yılı aşabilmektedir.

Mersin’de proje kapsamında bugüne değin yapılan işlerden, altyapısı tamamlanmış bir kentsel gelişme alanının (Güneykent’in) oluşturulması; deniz deşarjı iyileştirme ve tevsii; kompost tesisi düzenli depolama alanının inşaatı; katı atık, kanalizasyon, içme suyu ve yol için çok sayıda iş makinesi ve donanım alınması önemli kazanımlardır. Bunlardan 1200 m uzunluktaki deniz deşarjı ve pompa istasyonlarının yapılmasıyla pis suyun liman içine boşatılması uygulamasına son verilmiş, liman içinin taranarak temizlenmesiyle de Mersin’lileri rahatsız eden deniz kenarındaki pis kokular önlenebilmiştir.

Tarsus’ta ise altyapısı tamamlanmış yeni yerleşim alanlarının (Kısrıntı’ndakiler) yaratılması; pissu arıtma tesisi, kanalizasyon şebekesinin bir bölümü ve Atatürk Bulvarı demiryolu üst geçidi inşaatı ile katı atık, su ve kanalizasyon hizmetleri için çeşitli makine ve donatım alınması önemli kazanımlardır.

Bunlara ek olarak, Projenin finansmanına belediyelerin de katılması, yatırım harcamalarının yararlananlardan geri alınması anlayışının yerleştirilmesi, yeni yatırım planlaması perspektifinin  kazanılması, nitelikli kadroların istihdamı ve bilgisayar uygulamalarının yaygınlaşması, belediyelerin diğer kazanımları olarak vurgulanmalıdır.

Projenin Son Durumu

Dünya Bankası ile varınla anlaşmalara göre, yeniden yapılandırma çalışmaları sırasında 1992 sonu olarak öngörülen kredinin son kullanma tarihi, 1995 ortasına uzatılmıştır. Halen Dünya Bankasınca tahsis edilen kredi tümüyle kullanılmış ve Proje kapsamında olup başlatılan işler de tamamlanmıştır.

“Mersin Kompost Tesisinin İyileştirilmesi” ve “Mersin Kanalizasyon Ön Arıtma Deşarj Hattı İnşaatı” ile aralarında ikinci çevre yolunun da bulunduğu kimi yol ve kavşak iyileştirme işleri ise Proje kapsamında olduğu halde başlayamayan işlerdir.

 

0310703